Mart 2019

Cum08Mar20:00Devrimde Kübalı KadınlarFİLM GÖSTERİMİ 20:00 KONAK HALK SAHNESİ

Etkinlik Bilgileri

Geleceği ele geçirmemiz, ancak kadını ortak savaşçılar olarak yanımıza almakla mümkün olacaktır.” (Clara Zetkin)

Yanınızda böyle kadınlar varken kahraman olmak işten bile değil” (Jose Marti)  

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde Komünist Kadınlar’ın düzenlediği bir etkinlikle kutlanıyor. 

Devrimde Kübalı Kadınlar”  başlıklı etkinlikte Maria Torrellas’ın yönettiği Küba yapımı bir belgesel film gösterilecek.  

Komünist Kadınlar adına Rojda Baran’ın konuşmasının ardından başlayacak belgesel, 84 dakika boyunca  devrim için mücadele eden ve devrimle birlikte dönüşen, gelişen insanlığın öyküsünü, gözlerimizin önüne serecek.

Vilma Espin, Celia Sanchez ve Haydée Santamaría gibi Küba Devrimi’nin kadın kahramanlarının tanıklıkları ve deneyimlerine yer veren belgeselde, Küba tarihinin içindeki çeşitli kesimlerden ve yaşlardan kadınların hayat deneyimlerini de sunuluyor. Etkinliğe katılan izleyiciler, her kesimden kadının 50’li yılların sonunda ortaya çıkan Küba Devrimi’nin değerlerinden ne denli beslendiklerini ve bu devrimin onlar için ne kadar hayati öneme sahip olduğunu izleme fırsatını bulacaklar.

Küba Devrimi’nin kadın kahramanları

Celia Sánchez Manduley
Küba’daki devrim hareketinin ilk kadın gerillası Che Guevara ve Fidel Castro öncülüğünde yürütülen 26 Temmuz Hareketi’ne katılır.
Celia mücadeleye katılırken babasına yazdığı mektupta şunları söyler:
Her gün Küba’nın bu devrime ne kadar ihtiyaç duyduğunu görüyorum. Devrimci bir bilinç yarattık ve bunu başardık. Bütün korkular artık tarihtedir ve şimdi insanlar kendi duygularının gerçek hislerine sahipler ve devrim her şeyden öte.” (26 Eylül 1957 tarihli mektup, Julia Sweig’den, Küba Devrimi İçinde)
İlk kadın taburu olan Mariana Grajales Tugayı’nı kurar. Tugay 13 kadın savaşçıdan oluşur.
Batista’nın devrilmesi için Meksika’dan Küba’ya 82 savaşçının taşınmasını içeren Granma Çıkarmasını örgütler.
Celia görevleri sırasında; Norma, Lilian, Carmen, Caridad ve Aly kod adlarını kullanır.
Batista rejimi, devrimci mücadelenin zafere ulaşması sonucu yıkıldığında Celia, devrimin ardından bu kez de ülkesinin yeni düzenini elleriyle inşa etmeye koyulur. Küba purolarının Cohiba markasının gelişiminden, yaban hayatı rezervlerinin ve devlet parklarının oluşturulmasına, okuryazarlık programlarından Küba Devrimi Resmi Arşivleri’nin inşasına kadar çeşitli alanlarda emek verir. Havana’daki Lenin Parkı’nı kurar.
Devrim sürecince ve sonrasında sürekli kadınların dönüşüm ve katılımı için emek sarf eder. Toplumsal cinsiyet alanında da deyim yerindeyse devrim yapılması için uğraşır. 
Celia 11 Ocak 1980’de yakalandığı akciğer kanseri sonucu Küba’da yaşamını yitirir.

Vilma Espin
26 Temmuz Hareketinde görevler üstlenir. Vilma, Sierra Dağları’nda silahlı mücadele ederken Raul Castro’yla tanışır. 1959 yılında Batista’nın kovulmasının ardından Raul’la evlenirler.

Devrimin hemen ardından, yeni toplumun kurulmasında azimle çalışır. Kadınların toplumun ve siyasetin daha etkin üyeleri olabilmeleri için gösterdiği çaba, Kübalı kadınların hayatında bir dönüm noktası olur. Devrimi Savunma Komiteleri, Kübalı Kadınlar Federasyonu ve yeni Aile Kanunu, kadınların yaşamında meydana gelen yapısal dönüşümlerin bir yandan temeli olurken, diğer yandan da yeni dönüşümlere kaynaklık eder.
23 Ağustos 1960’da ülkedeki farklı kadın organizasyonlarının bir araya gelmesiyle kurulan Kübalı Kadınlar Federasyonu (FMC), Küba Devriminin ilk kitle örgütlenmesidir. Kadınların katılımı olmaksızın devrim sürecinin başarıya ulaşma şansı olmadığını bilen Küba Devriminin öncü kadroları, kadın sorununu çok öncelikli bir mesele olarak ele alır ve FMC bu algılamadan doğar. Vilma’nın öncülüğünde kurulan FMC, Fidel’in tam desteğini alarak yola koyulur. Vilma, 1960’dan hayatını kaybettiği 2007 yılına kadar FMC’ye başkanlık eder. 

Vilma, Kübalı kadınların kazanımlarını diğer kıtaların devrimci kadınlarıyla paylaşmayı ve onlarla dayanışmayı da bir görev olarak değerlendirerek, Asya, Afrika, Vietnam ve Latin Amerika’daki kadın örgütleriyle ilişki kurar.

Haydée Santamaría 
26 Temmuz 1953’te Moncada Kışlası’na yapılan eyleme katılan kadınlardan biri de Haydee olur. Fidel Castro önderliğindeki 120 militan, kışladaki silahları ele geçirmek üzere harekete geçer. Direnişçilerin çoğunun ölümüyle sonuçlanan bu eylemde Haydee tutuklanır ve diktatör rejimince işkencelerden geçilir.
Haydee’ye erkek kardeşinin kanlı gözünü göstererek diğer gözünü de çıkarmakla tehdit eden işkenceciler, ondan şu yanıtı alır: “Bir gözünü parçaladınız ve onu konuşturamadınız; ben de konuşmayacağım.
Fidel ve Che Guevara öncülüğünde kurulan Sierra Maestra dağlarındaki gerilla birliğine katılır. Haydee burada ‘Marianas’ olarak anılan kadın taburunda yer alır. 

Haydee yeni toplumun inşasında sanatın önemini kavrar ve bu alanda yönelir: “En yüksek insan ifadesi biçimi olarak sanat ve toplumsal değişimin gerekli bir bileşeni.” 

Haydee’nin dilinden dökülen şu sözlerde saklıdır yaşamın anlamı ve amacı:
Her şeyin güzel ve kahramanca olabildiği bir an vardır. Kaybetmemek son derece önemli olduğu için hayatın ölüme ve yenilgiye meydan okuduğu bir andır o. Böyle bir anda, kişi, gerçekten önemsediği şeyleri korumak için her şeyi göze alabilir. Yaşam için mücadele ettiğinde ya da ödün vermeden ondan vazgeçebildiğinde, yaşam ve ölüm güzel ve soylu olabilir. Kübalı gençlerimize tüm göstermek istediğim, böyle yaşanırsa, yaşamın daha da güzelleşeceğiydi. Yaşamın tek yolu budur.

Komünist Kadınlar adına Konuşmacı Rojda Baran

Devrimde Kübalı Kadınlar 
Yönetmen Maria Torrellas
Ülke Küba
Süre 84′
Yıl 2018

Zaman

8 Mart 2019 Cuma 20:00

Etkinlik Yeri

NHKM - İzmir

Salon

KONAK HALK SAHNESİ

0
X
X
X
X